Bana “İlber Ortaylı vefat etti, nasıl bilirdiniz?” diye soruyorlar.
Bence tipik bir Batıcı aydındı. Kendi medeniyetinden çok Batı medeniyetini bilir ve benimserdi. Gördüğüm kadarıyla alanında bilgiliydi. Bu da takdir edilecek kadar çalışkan olmayı gerektirir.
Ama ne derece ilmi disipline bağlı ve ilkeliydi?
Bu önemlidir. Bu açıdan baktığımda ben duruşunu beğenmezdim. Atatürkçüydü. Varsın olsun, kendi tercihi ama sırf Atatürk’e ters düşmemek için onun yaptığı birçok yanlışı savunması, birçok kötü gidişi inkâr etmesi kabul edilemez. Gerçekleri çarpıtmak, ilim adamı vasfına ters düşen büyük bir kusurdur. Bu yüzden verdiği bilgileri hep ihtiyatla karşılarım.
Şanslı bir adamdı, sistemin günün iyi gördü. Hatta hakaret ettiği AK Partinin bile aşağılık duygusuna kapılan belediyeleri aracılığıyla sunduğu imkânların tadını çıkardı.
Bir yandan da şanssızdı; gerçeklerin bu kadar yakınında gezmesine rağmen onları tam manasıyla anlamadı ve ifade edemedi. İslam ile alakasını ve ahiret için ne kadar hazırlık yaptığını bilemem. Böyle bir kaygısı var mıydı? Onu da bilemiyorum.
Kendi dünyasında meşhurdu. İslam dünyasında da iyi bir tarihçi olabilirdi. Bu açıdan bakınca “keseden gitti” diyorum.
Işıklar içinde uyusun.
