Videolar

BİLİR MİSİNİZ ASIL İŞGAL NEREDE? (Zihniyette Esirlik ve Özgürlük)

Embedded thumbnail for BİLİR MİSİNİZ ASIL İŞGAL NEREDE? (Zihniyette Esirlik ve Özgürlük)

ÇOK KOLAY KİTAPLA CİHAT (Faydalı Bir Kitabı Bir gence Hediye Et)

Embedded thumbnail for ÇOK KOLAY KİTAPLA CİHAT (Faydalı Bir Kitabı Bir gence Hediye Et)

ŞAŞIRDIK NI BOZMADIKLARI NE KALDI* (Tevbe Suresi 36 Ayetin Tefsiri)

Embedded thumbnail for ŞAŞIRDIK NI BOZMADIKLARI NE KALDI* (Tevbe Suresi 36 Ayetin Tefsiri)

EY ZAALİMLER BİZE SORUN (Laiklik Özgürlük mü Dinsizlik mi?)

Embedded thumbnail for EY ZAALİMLER BİZE SORUN (Laiklik Özgürlük mü Dinsizlik mi?)

OLACAK İŞ Mİ? İSLAM ÜLKELERİNDE KAFİR İDEOLOJİLER (İslam Ortak Kabul Etmez)

Embedded thumbnail for OLACAK İŞ Mİ? İSLAM ÜLKELERİNDE KAFİR İDEOLOJİLER (İslam Ortak Kabul Etmez)

NİYE TERK ETTİN? (Hz Muhammed (sav) Önderimizdir)

Embedded thumbnail for NİYE TERK ETTİN? (Hz  Muhammed (sav) Önderimizdir)

Tüm videolar...

Kitaplar

Tüm kitaplar...

Yazılar

“Şimdi Bakmayın Onun Bu Haline” Deme

Bir insanın tövbe ettiği eski kötü halini anlatmak ayıptır, günahtır. Bunun hiç faydası yok, ama zararı çoktur. Bir kere günah gizli işlenmişse, Allah Teâlâ’nın onu örtmesi ve tövbe ile affetmesi umulur. Amma tutar da başkasına anlatırsa, bu bir nevi şahit tutmaktır ki eliyle kendini cezaya arz etmektir. O yüzden akılsız insanlar, gizli işledikleri günahlarını dilleriyle ifşa ederler de âlemi kendine şahit tutarak azabı hak ederler.

Sevilmeyen Meslekçi Hocalar

Meslek dersi öğretmenlerinin önemli bir kısmı da öğrencilerine böyle bakıyordu. Onların iyi yetişmesini, ilim sahibi olmasını, dinine ve milletine faydalı insanlar hâline gelmesini istiyorlardı. Bunun için bazen sert uyarıyor, bazen eksiklerini tamamlamaya çalışıyor, bazen de acı gelebilecek sözler söyleyebiliyorlardı.

Öğrenci bunun arkasındaki sevgiyi görebildiğinde teşekkür ediyordu; göremediğinde ise, “Bize çok sert davranıyorlar.” diye düşünüyordu. İşte mesele de mesafe de çoğu zaman burada başlıyordu.

Tüm yazılar...

Hatıralar

Deli de Gerekmiş

Derken bir zorba, daha sonra geldiği halde yalnız bir kadının sırasını elinden almaya kalkmış. Çalışan işçiler o zorbaya bir şey diyememişler korkularından. 

Kadının şikâyet için çıkardığı gürültüsüne dedem uyanmış. Uykusunun bölündüğüne canı sıkılmış. “Ne var? Ne bu gürültü?” diye olayı sormuş. Öğrenince de zorbanın çuvalını tuttuğu gibi dışarı atmış. 
 

Kazım Öğretmenin İşleri

Köyümüzde şen şakrak, biraz da muzip, çok şakacı bir öğretmen vardı. Her zaman halkın içinde birisiydi. Hem de namazlı abdestli, bildiğince de dindar birisiydi. Bu yüzden çok sevilirdi. Kiraya oturduğu Kuzu Başlı emminin evi de zaten caminin dibindeydi. İşi olmadığı her namaz vaktinde camideydi. Namaz öncesi veya sonrası oraya erken gelen veya geç gidenlerle sohbet eder, özellikle de saf ihtiyarları konuşturur, zaman zaman birbirine düşürür, bazen de makaraya alır, kendince işletirdi. Sonra bunu açık eder, hep beraber gülerlerdi.

Tüm hatıralar...