Videolar

KAFİRLER NEDEN İSLAM’I ÖĞRETMEZLER #shorts

Embedded thumbnail for KAFİRLER NEDEN İSLAM’I ÖĞRETMEZLER  #shorts

islam insandan ne bekler #shorts

Embedded thumbnail for islam insandan ne bekler  #shorts

Kafirin müslümanı yönetme hakkı yoktur #shorts

Embedded thumbnail for Kafirin müslümanı yönetme hakkı yoktur  #shorts

İSLAM YENİDEN GELECEK O ZAMAN BU KAFİRLER BİZİMLE SAVAŞAMAZ #shorts

Embedded thumbnail for İSLAM YENİDEN GELECEK O ZAMAN BU KAFİRLER BİZİMLE SAVAŞAMAZ  #shorts

İSLAM TOPLUM VE DEVLET #shorts

Embedded thumbnail for İSLAM TOPLUM VE DEVLET  #shorts

KAFİRLER ÖNCE ALİMLERE SALDIRIRLAR #shorts

Embedded thumbnail for KAFİRLER ÖNCE ALİMLERE SALDIRIRLAR  #shorts

Tüm videolar...

Kitaplar

Tüm kitaplar...

Yazılar

“Şimdi Bakmayın Onun Bu Haline” Deme

Bir insanın tövbe ettiği eski kötü halini anlatmak ayıptır, günahtır. Bunun hiç faydası yok, ama zararı çoktur. Bir kere günah gizli işlenmişse, Allah Teâlâ’nın onu örtmesi ve tövbe ile affetmesi umulur. Amma tutar da başkasına anlatırsa, bu bir nevi şahit tutmaktır ki eliyle kendini cezaya arz etmektir. O yüzden akılsız insanlar, gizli işledikleri günahlarını dilleriyle ifşa ederler de âlemi kendine şahit tutarak azabı hak ederler.

Sevilmeyen Meslekçi Hocalar

Meslek dersi öğretmenlerinin önemli bir kısmı da öğrencilerine böyle bakıyordu. Onların iyi yetişmesini, ilim sahibi olmasını, dinine ve milletine faydalı insanlar hâline gelmesini istiyorlardı. Bunun için bazen sert uyarıyor, bazen eksiklerini tamamlamaya çalışıyor, bazen de acı gelebilecek sözler söyleyebiliyorlardı.

Öğrenci bunun arkasındaki sevgiyi görebildiğinde teşekkür ediyordu; göremediğinde ise, “Bize çok sert davranıyorlar.” diye düşünüyordu. İşte mesele de mesafe de çoğu zaman burada başlıyordu.

Tüm yazılar...

Hatıralar

Onu Görmeden Çok Sevmiştik 

Yıllar sonra 1977 yılında Andırın Lisesine Din Dersi öğretmeni olarak atandım ve çok zor şartlar altında dinimizi öğrencilere aşk ve heyecanla anlatmaya başladım. Sistemin 12 Eylül ihtilaline ortam hazırlama günleriydi. Her gün kavga gürültü, her gün anarşi ve terör vardı. Canımızdan bezmiştik ve doğrusu korkuyorduk. O zamanlarda Andırın’da CHP güçlüydü ve sokaklara solcu gençler hâkimdi. Dostlar bana sabah namazına camiye gitmememi tembihliyorlardı. 
 

Dussuz Hoca’nın Vefatı

Babam atına bindi ve dörtnala gitti. Atı hızlıca koşarak ufukta kaybolurken, bir hocanın cenazesine yetişmek için babamın yaptığı bu çaba ve fedakârlık bana hocalığın kıymetli bir şey olduğunu ve hocaların çok sevildiğini anlatan büyük bir fiilî ders oldu. Kim bilir, belki de içime “hoca” olma sevgisi ve ideali böyle gelişmiştir sessizce… 

Tüm hatıralar...