Dedemin Gece İbadeti

Benim rahmetli ebemden öğrendiğime göre dedem akşam namazını kılınca yatarmış. Gecenin bir saati gelince kalkar, önce yatsı, sonra teheccüt namazını kılarmış. Namazdan sonra zikrullaha otururmuş.

 Bir hayli hafî/gizli zikirden sonra coşar, cehrî/sesli zikre başlarmış. İşte o zaman dayanamaz, feryadı basar, yüksek sesle ağlarmış. Yaptığı kusurlarını, günahlarını gözünün önüne getirir, pişmanlıkla yana yakıla tövbe istiğfar edermiş. Ellerini semaya iyice kaldırır,  “el-eman Allah” demeye başladı mı artık kendini zaptedemez olurmuş.

Bana  “ben kendim düzdüm evlat, dinle bakalım ne dersin?” dediği ve kendisine has bir vurgu ile söylediği şu cümleyi tekrar edermiş:

 “El-Emân Allah bir Allah, lâ ilahe illallah.”

Sabaha bitmiş tükenmiş olarak girer, sabah namazından sonra yatarmış.

Sonra mevsimi gelince, kendi yaptığı küçük bir gölü dolduracak kadar suyu içinde olan bahçesine gider, akşama kadar orada kalırmış. Bahçenin rutin sulama ve sebze meyve toplama işlerini yaparmış. İşi bitince namaz, zikir ve tefekkürle vakit geçirirmiş.

Ben bu gündüz halini bilirim tabi. Köyün içine önceleri cemaat ile namaz kılmak için camiye giden dedem, giderek ancak Cuma namazı için çıkmaya başladı. Geri kalan hayatı hep böyle tenhada, ya evinde ya da bahçesinde inziva içinde geçerdi.

Rahman ve rahîm rabbimiz bizi de gecelerini böyle namazla, niyazla, zikir ve dualarla geçiren sevgiği kullarından eylesin. Amin.