Türkiye’de Dindar Siyaset Pratiği

Sık sık soruyorlar: “Siz fiilî siyasetten uzak duran bir eğitimci ve davetçi olarak bu devlet, demokrasi, laiklik, sistem, siyaset gibi konularda yazmanızın amacı nedir? Neden sürekli “Batılılaşma” ve “laik sistem” diye haykırıyorsunuz?”

Cevabı basit; Bunlar bizim için birer iman meselesidir. Bu yüzden çok önemlidir.

İman ile ilgili yazmamız kadar Batılılaşma, laiklik, sistem ve siyaset ile ilgili konuları da yazmamız gerekir bir davetçi olarak. Çünkü bu konularda da İslam’ın bir hükmü vardır. Müslümanlar kendileri için bağlayıcı olan bu hükümleri bilmek zorundadır.

Kaldı ki bu konulardaki dini hükümleri bilemedikleri için birçok insanımızın imanını çalıp doğru yoldan ayırdılar. Eğri büğrü yollara bu sebeple saptırdılar. İslam Medeniyetinden böyle kopararak Batı Medeniyetinin gayya kuyusuna attılar. Enbiyanın, evliyanın, ülemanın, şühedanın rehberliğinden bu yöntemle şeytanların, deccallerin, ifritlerin, gulyabânilerin önderliğine taktılar.

Öyleyse insanımızı yeniden selamet ve saadete ulaştırmak, gurbetten kurtarıp sılanın şefkatli ana kucağına teslim etmek, gayya kuyusundan çıkarıp cennetlere eriştirmek, iblislerin, ifritlerin elinden kurtarıp Rabbanî alimlerin engin ilimlerine teslim ile teskin etmek için, bu gibi kavramları yazmak zorundayız.

Çünkü muhtaç olduğu yerde insanımıza rehberlik etmek, Rabbimizin lütfettiği ilmin bize yüklediği bir borçtur.