Hatıralar

Hatıralarımızı Yazalım mı?

Rabbim hatalarımı bağışlasın. İncittiklerim varsa affetsin. Kimseye karşı kinim ve garazım yoktur. Hayatın içinde eksikler, kırgınlıklar ve yanlış anlaşılmalar olabilir. İnsan ancak af ve müsamaha ile huzur bulabilir.

Köyde Kış Güzelliği

Akşam yemeğinden sonra, gündüzün yarım kalmış oyun sevincine bir başka heyecan eklenirdi bizde; ya misafirliğe gidilecek, ya da misafir gelecektir. “Kabul eder misiniz?” demek de ayıptır, dedirtmek de. Evdelerse selam verip girilir, yoksa dönüp gidilir, o kadar. Misafir gelince çaylar demlenir, kuru incir, bestil bastıklar çıkar, tarhana ıslanır, cevizler ortada çat pat kırılır, narlar soyulur, ayvalar ortalığı kokudur. Şimdi yazarken bile ağzımı sulandıran ravandalar tas tas sunulur.

Ruhsal Bozgun Ve Hak Söz

Günümüz Müslümanına düşen, yeri gelince “hayır” diyebilmektir. Bunun için gereken maddî ve manevi gücü önceden bulundurmaktır. Rûhu kurtarmaktır tutsaklıktan. Sığıntı Müslüman görüntüsünden kurtulmaktır.

İlme Ve Eğitime Adanmış Bir Ömür RAMAZAN PAK HOCAMIZ

Ramazan Hocam özellikle fıkıh alanında yoğunlaşmıştır demiştik. Bilgisini öğrenciler yanında halkla da paylaşır. Ramazan ayında camilerde vaaz ederek ve bazı radyolarda sohbet ederek, değişik vakıflarda seminerler vererek halk eğitimine katkı sunar.

Müjdeli Bir Keşif

Size çok dikkat çekici, gerçekten ilginç, hem de çok tatlı, çok müjdeli bir keşif örneği sunalım: M. Serhan Tayşi, “Ali Emiri izinde” isimli hatıralarında yazıyor:

Vaz mı Geçelim?

Yusuf İslam Türkiye’ye gelince, “iyi ki ben İslam’ı kitaplardan okumuş ve öğrenmişim ve iyi ki Türkiye’ye ye gelmeden Müslüman olmuşum”  demiş. Öyle duydum ve hak vermedim de değil…

Dinden Kopuş Nasıl Oldu?

Bırakın o yılları, 1970 li yıllarda, MTTB adına Necip Fazıl Merhumu konferansa davet işinde sorumlu olduğum için bir arkadaşımla, Edip Gönenç Beyle polis binasına alındık. Suçumuz, heyecanlı gençlerimiz Üstadı otelden konferans salonuna yürüyerek götürmüşler. Yani biz sorumlular izinsiz yürüyüş yaptırmışız(!) Neyse, diyeceğim şu...

Hiç Değişmediler

Rahmetli Kadir Çavuş (Kızdırıcı) Hocamız anlatmıştı. Devir “Halk Partisi” devridir.  Kahramanmaraş’ın Divanlı Camiinin müezzin efendisi minareye çıkar. Sağına soluna bakar, etrafta zarar göreceği kimse yoktur. Elini atar kulağına ve neşeyle ezan okumaya başlar: “Allahu Ekber, Allahu Ekber.”

Aradığımız Ruh

Yine sohbet koyulaşmıştı bir gün bir dersimizde. Öğrencilerim pür dikkat dinliyorlardı. Söz İslâm âleminden açılmıştı. Param parça İslâm âleminden.

Ayıpladık Ya!

Ertesi gün, okula geldiğimde müdür yardımcısının beni sorduğunu söyleyince nöbetçi öğrenciler, utancımdan dona kaldım. Hadis gözümün önünde levhalaştı birden:

Sayfalar