Yazılar

Okula Uzanan Hain Eller

İyi bir üstat, azdan çoğa, basitten zora aşamalı bir şekilde tertibe dikkat ederek bilgi verdiği kadar usül ve metot da verir. Neyi ne zaman yapacağını ve kullanacağını da öğretir. Bu ise başka türlü bulunmaz bir hazinedir.

Hiç Rastladınız mı?

Bir konu üzerinde çok çalışmak, onunla tam ilgi kurmak ve kendi konusuna aşk ve muhabbetle sarılmak, o insanda, konu ile ilgisi olmayan kişileri hayrete düşüren bir meleke (kabiliyet) meydana getiriyor.

Akıl ve Hafıza Nimeti

Evet, beynimizin henüz çok az bir kısmını kullanabiliyormuşuz. Bu ne demek Allah aşkına! Ya bir de % 70, 80, 99 unu kullandığımızı bir düşünsenize! Bu ne harika, ne muhteşem bir şey olurdu değil mi?

İnsanî İlişkilerin Özü

Yaratanı ile barışık olunca insan, kendisiyle, ailesiyle, toplumla ve evrenle de barışık olur haliyle. Bu insanın mutluluğunu kim ve ne gölgeleyebilir?

Bu Kadar mı Zor?

Nerde kaldı bizim aklımız, irfanımız, binlerce yıllık devlet ve medeniyet tecrübemiz?

Çok Ayıp

Birlik önündeki en büyük engel, cehalettir.  Bu cehalet sebebiyle imanın kıymetini, kardeşliğin faziletini, birliğin dirlik ve esenlik oluşunu bilemiyoruz Gurur, kibir, kendini beğenmişlik, şahsi çıkar, mal, makam, baş olma sevdası gözlerimizi kör ediyor da, kendimizden başkasını göremiyor, kardeşlerimizin hayırlı işlerini takdir edemiyoruz. 

Asıl Sorun Laiklik

Gerçek demokrasi ile yönetilen ülkelerde halkın istedikleri ile yönetenlerin istekleri uyuşur. Çünkü arada din, kültür ve hayat tarzı farklılığı yoktur. Halk genel menfaatine bakar, o doğrultuda iradesini ortaya koyar, hukukçular da o yasaları formatlayarak kanunlaştırırlar. Bizdeki gibi halkın hiç haberi olmaz değil yani.

Ancak bu işler bizde asla böyle olmaz!

Neden olmaz?

Yasaları Kim Yapıyor?

Türkiye’de halkın iradesinin yasalar üzerinde hiçbir belirleyici etkisi yoktur!

Bırakın halkı, yasama görevi olan milletvekillerinin bile sözü dinlenmiyor. Nasıl mı?

Sistemin asıl sahipleri birilerine bu yasaları toptan hazırlatıyor. Hazır olan paket iktidar partisine veriliyor. Onlar da komisyonlardan geçirerek TBMM’ne indiriyorlar. Derken parmaklar kalkıp iniyor ve iş bitiyor.

Derin Öğütler

Huzurlu bir yaşam için dinleten değil dinleyen, yargılayan değil anlayan, eleştiren değil hoş gören, kavga eden değil affeden olun.

Bizim de Gayemiz

Şerefli bir hayat, insanların huzur ve emniyeti, ancak bu beş şeyin korunmasıyla mümkündür. 

Sayfalar